30 Kasım 2010 Salı
Yaşarken Yok
Bir tutam tuz bile yoktur aşına
Öldürüp evvel onu açlıktan
Sonra koca bir türbe yaparlar başına..
Ferit Kam
29 Kasım 2010 Pazartesi
28 Kasım 2010 Pazar
ADINI SEN KOY
- Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum, demiş. Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var.
-Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir gece kulubü sahibi,
-Diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati...!
Nefis bir fıkra... Aynen günümüzde olduğu gibi kimi dinsizlerin menfaat ve çıkarları uğruna nasıl dindar gözüktükleri ile, kimi dindarların çıkarları uğruna nasıl dini inkar ettiklerinin hikayesi
27 Kasım 2010 Cumartesi
Porsche
dolayi bir dilek hak ettigini söyleyerek, arzusunu sorar.
Tanriya sorar: - " Kadini yaratirken düsüncelerin nerdeydi?"
1. Ön taraf aerodinamik degil.
2. çok ses yapiyor.
3. Bakim masraflari yüksek.
4. Ayda 5-6 gün tamamen kullanilmaz durumda.
5. Arka taraf çok sarkik duruyor.
6. Sürekli boyanmasi ve yenilenmesi gerekiyor.
7. Egsoz, emisyona çok yakin.
8. Farlar genellikle küçük.
9. Yakit da son derece pahali.
-"Ferdinand, bunlarin hepsi dogru olabilir ama istatistiklere göre bir çok erkek benim icadim' a senin icadindan daha fazla biniyor !!
25 Kasım 2010 Perşembe
Gelin & Kaynana
Iki adam gelinle kaynanayı gözlerine kestirmisler.
Bunları alıp kaldıralım, diye düşünmeye başlamışlar..
Bi gün, gelinle kaynana tarlaya giderken ortalığı yıkan bi ağlama duymuşlar..
dinlemisler ki, kulubeden geliyor.. çıkalım bi bakalim, demisler..
kaynana 'hayirdir' demis 'ne oldu ? '
adam demis ki 'cenazemiz var...buyrun iceri'
gelin kaynana iceri girmisler...giris o giris...!!!!
adamlar islerini halletmişler.. neyse..gelin kaynana evden çikmişlar..
gelin sormuş, ana be, naapcaz simdi ? '
kaynana cevap vermis,
valla gelin seni bilmem ama, ben yedisine de gelicem kırkına da'
24 Kasım 2010 Çarşamba
İgooooooooorrrrrrrr
Fransa'da Bir Gazeteci Victor Hugo’ya Soru Soruyor;
“Eserleriniz ve siz bugüne dek çok olumlu eleştiriler aldınız, çok övüldünüz. Bu...nlar arasında sizi en çok hangisi hoşnut etti?”
Hugo anlatıyor:
''Karlı bir kış gecesiydi. eş dostla yiyip içmiştik. Mesafe kısa diye, evime yaya olarak dönüyordum. Fena halde sıkışmıştım. hızlı adımlarla, malikanemin bahçe kapısına vardım. Kapı kilitliydi.
Var gücümle uşağıma seslendim: ‘igooooooor!’ defalarca haykırmama karşın İgor’un beni duyduğu yoktu. Sidik torbam atlas okyanusu büyüklüğüne ulaşmıştı. altıma kaçırmak üzereydim. Yaşlılık işte anlayın dostlar... Çaresiz, bahçe duvarına yanaştım, etrafa bakındım, görünürde kimse yoktu, fermuarımı indirdim ve su dökmeye başladım. Tam o sırada arkamda bir at arabası durdu.
Hiç kıpırdamadan, sessizce işiyordum. arabacı nefret dolu bir sesle ‘seni haddini bilmez, buruşuk Şerefs..zzz adi ! o işediğin, Sefiller’in yazarı Victor Hugo’nun duvarıdır!’ dedi. İşte, hayatımda duyduğum en iltifat dolu söz buydu.”
14 Kasım 2010 Pazar
ETME !
Akşam erken iner mahpushaneye.
12 Kasım 2010 Cuma
Bayramlar Bayram Ola
Güneş yükselmeden kuşluk yerine Bir adam camiden döndü evine Oturdu sessizce yer minderine Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı.. Eli öpüldükçe içi burkuldu Konuşmak istedi, dili tutuldu Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı Adam “he ya” dedi, gözü kapalı.. Düşündü kış yakın, evde odun yok Tenekede yağ yok, çuvalda un yok Yok yok’a karışmış; tuz yok, sabun yok Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını Adam “evet” dedi, sıktı dişini.. Çalışsa ne iş var, ne cepte para Dağ oldu içinde büyüyen yara Dikti gözlerini karşı duvara Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı Adam “öyle” dedi, bağrında sızı.. Döndürse yönünü herhangi dosta Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta Yıllar, aylar, günler erirken yasta Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı.. |
Abdurrahim Karakoç |
7 Kasım 2010 Pazar
Seviyorum seni
Feministler Kongresi
-'Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım.
- Eve gider gitmez kocama:
-Bundan sonra temiz çamaşır istersen ,kendi çamaşırını kendin yıka. Işte makine orda..' dedim.
- Ilk gün bir şey görmedim.
- Ikinci gün bir şey görmedim.
- Üçüncü gün bir baktım, makinenin başında
sadece kendi çamaşırlarını değil, benimkileri de yıkıyor.'
Alman Delegesi söz almış:
'Ben de kararımız gereğince kocama:
- 'Bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan kendi bulaşığını kendin yıka' dedim..
- Birinci gün birşey görmedim.
- İkinci gün bir şey görmedim.
- Üçüncü gün baktım makinenin başında
sadece kendininkileri değil,benim bulaşıklarımı da yıkıyor.'
Üçüncü konuşmacı bizden TÜRK , feminist kardeşimiz:
'Türkiye'ye döner dönmez kararımız gereğince kocamla konuştum. Ona dedim ki:
'Bundan böyle yemek yemek istiyorsan,
kendin pişirmen gerekecek. Işte mutfak orada..'dedim.
-Birinci gün bir şey görmedim.
-İkinci gün birşey görmedim.
-Üçüncü gün sol gözüm biraz açılır gibi oldu,hafiften görmeye başladım ...
1 Kasım 2010 Pazartesi
Sıra Dışı Yaşam Becerisi ........
"Tadı nasıl?"
"Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak.
"Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam,
"Hayır" diye cevapladı çırağı.
Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve söyle dedi:
"Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok.

